Maskelerin Konforu
İnsanların çoğu sahte değildir kendileri olmaya cesaret edemeyecek kadar koşullanmıştır.
Maske takmak bir ahlak sorunu değil, çoğu zaman bir uyum stratejisidir.
Çocuklukta koşullu sevgiyle büyüyen birey şunu öğrenir: Olduğum halimle değil, beklendiğim halimle kabul görürüm.
Sahicilik risklidir çünkü reddedilebilir. Bu yüzden kişilik bölünmez, rolleşir.
Toplum bireyi dürüst olmaya değil, uygun olmaya iter. İnsanlar değişmez yalnızca hangi yüzün işe yaradığını öğrenir.
Manipülasyon çoğu zaman bilinçli kötülükten değil, güvende kalma ihtiyacından doğar. Yetersizlik, değersizlik ve korku; yönlendirme davranışıyla örtülür.
En ironik olan şudur: Sahte olan, samimiyeti yüksek sesle ilan eder.
Gerçek olan kendini ispat etmez.
Ve sonuç nettir:
Sahte olanlar hayatta kalır, sahici olanlar derinleşir.
Hangisinin daha güçlü olduğu ise her zaman geç anlaşılır.
Bir stajyer psikolog olarak şunu net söyleyebilirim:
İnsanların maskelerini düşürmeye çalışma. Kimin neyi sakladığı zaten zamanla açığa çıkar. Sen maskeye değil, tutarlılığa bak. Çünkü rol yapan bir insan süreklilik gösteremez.
Racon basittir:
Sana kendini ispat etmeye çalışanlara mesafeni koru. Gerçek olan bağırmaz, yönlendirmez, vitrine çıkmaz. Güç, kendini anlatmakta değil; kendini tekrar etmek zorunda kalmamaktadır.
Ve şunu unutma:
Herkesi anlamaya çalışma. Bazı insanları sadece tanımak yeterlidir.
Bu da bir meslek kuralı değil, hayatta kalma bilgisidir.
— a k g ü n
Yorumlar
Yorum Gönder