Maskeler Arasında Kayıp Dostluk

Maskeler Arasında Kayıp Dostluk



Eskiden dostluk omuz vermekti, bugün çoğu zaman vitrin işi. Yanında duran çok, yükünü alan az. Herkes “buradayım” der ama iş zorlaşınca sesler sessize alınır. Günümüz dostluğu, iyi günde fotoğrafa girmeyi sever; kötü günde kadrajdan çıkar.


Sahtelik artık gizlenmiyor. Menfaatle kurulan bağlara “kardeşlik” deniyor, çıkar bitince hatıralar da siliniyor. Dostluk, iş görürken hatırlanan; iş bitince ertelenen bir kavrama dönüştü. Gerçeklik ise hâlâ aynı yerde duruyor ama kalabalıkta fark edilmiyor.


Bugün insanlar birbirini sevmekten çok, birbirini kullanmayı öğrendi. Dert dinlenir ama tutulmaz, sır alınır ama taşınmaz. Herkes akıl verir, kimse sorumluluk almaz. Çünkü gerçek dostluk bedel ister; sahtelik ise sadece zaman doldurur.


Racon nettir:

Gerçek dost, düştüğünde kaldırmaz; düşmeden tutar.

Sahtesi alkışlar ama yalnız bırakır.

Gerçek olan sessizdir, reklam yapmaz.

Sahte olan kalabalıktır, ilk fırtınada kaybolur.


Bugün dostluk sayıyla ölçülüyor, değerle değil. Oysa bir kişinin susup yanında durması, yüz kişinin konuşmasından ağırdır. Gerçek dostluk az bulunur; çünkü herkes yakın olmak ister ama yük taşımak istemez.


Sonuç basit:

Kalabalık artar, dost azalır.

Maskeler çoğalır, samimiyet azalır.

Ve insan, en çok “kardeşim” diyenler arasında sınanır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“Benlikler Arasında Kaybolan Zaman”

Maskelerin Konforu

“Renklerin sessiz dili”